''Kadın detaycılığının iş dünyamıza kalite, kadın şefkatinin dünyaya merhamet getireceğine yürekten inanıyorum''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, "Batı merkezli ekonomik ve siyasi hegemonya düşüncesi, insan, kadın ve çocuk haklarını hep bastırıyor. Üstelik özgürlüğün, insan haklarının sözcülüğünü en çok kendileri yapıyorlar. Bu çifte standardı görmek, insani ve ahlaki bir duruşu benimsemek, son derece şahsiyetli bir tavırdır. Bu yaklaşımla ülkemiz için çok çalışmamız gerektiğini düşünüyorum" dedi.

 

Türkiye İş Kadınları Derneği'nin (TİKAD) Miniatürk Beltur Tesisi'ndeki iftarında konuşan Emine Erdoğan Hanımefendi, ülkenin göz bebeği sivil toplum kuruluşlarından TİKAD'ın iftarında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

 

Başarılı iş kadınlarının, Türkiye'de kadının gücünü ortaya koyan önemli işlere imza attığını belirten Erdoğan, "Bir yanda ekonomimize artı değer katarken, bir yandan da yeni nesillere rol model oluyorlar. Sevindirici olan bir başka şey, sadece iş dünyasında değil, ülkemizi ilgilendiren sosyal meselelerde de inisiyatif alıp, gerçek bir sivil toplum refleksi ortaya koyuyorlar. Her zaman milletimizle yan yana duran TİKAD'ı, değerli başkanı ve yönetim kurulu üyeleri nezdinde tebrik ediyorum. Ulusal ve uluslararası projelerinde nice başarılar diliyorum" diye konuştu.

 

Ruhen ve bedenen bir arınma ayı olan ramazan-ı şerif'i kutladığını ifade eden Emine Erdoğan Hanımefendi, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Tüm ibadetlerinizin, güzel niyetlerinizin kabul olmasını diliyorum. Necip Fazıl, 'Eğer tadını bilirseniz, ekmeği paylaşmak ekmekten daha lezzetlidir.' diyor. Bu mübarek günlerde paylaşmanın lezzetini duyanlara ne mutlu. Sosyal dengenin refah ve bolluk zamanında paylaşarak, darlık zamanında dayanışarak sağlanacağı hepimizin malumudur. Ülkemiz insanı bu anlamda son derece duyarlı ve cömerttir. Bencilliğin çirkinliğine karşı paylaşmanın asaletini tercih edenlere selam olsun. Gerek ülkemizde gerekse dünyada ilgi ve çözüm bekleyen nice sorun var. Ülkemizin sorunlarını çözmek için buluşma noktamız milli politikalar, küresel sorunlar içinse insani yaklaşımlardır. Mevlana'nın pergel benzetmesinden ilham alarak, bir ayağımızı bu ülkenin değerlerine sabitlemeli, diğeri ile de yerkürenin birikimine açılmalıyız. Dünyada bizi bekleyen büyük fırsatlar var. Bu dengeyi doğru kurduğumuzda hem küresel rekabette ülkemizi güçlendiririz. Hem de dünyanın diğer toplumlarıyla öz güvenli, medeni ilişkiler kurarız.”

 

Emine Erdoğan Hanımefendi, uluslararası siyasetin nasıl bir bencillik üzerine kurulduğunu herkesin gördüğüne dikkati çekerek, şöyle devam etti:

 

"Çalışıp çabalayarak, alınteri ile kendi bütünlüğünü koruma çabasındaki ülkeleri ve dünyanın mazlumlarını nasıl bertaraf etmeye çalıştıklarını anbean seyrediyoruz. Batı merkezli ekonomik ve siyasi hegemonya düşüncesi, insan, kadın ve çocuk haklarını hep bastırıyor. Üstelik özgürlüğün, insan haklarının sözcülüğünü en çok kendileri yapıyorlar. Bu çifte standardı görmek, insani ve ahlaki bir duruşu benimsemek, son derece şahsiyetli bir tavırdır. Bu yaklaşımla ülkemiz için çok çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. Güç birliği yapar, doğru planlamalarla etkin adımlar atarsak, üstesinden gelemeyeceğimiz sorun yoktur. En önemlisi insana yatırım en büyük sermayemizdir. Sizler her biriniz kendi sahasında başarılı kadınlarsınız. Milli politikalar çerçevesinde özellikle kadınlarımızı güçlendireceğinize büyük bir inancım var.”

 

TİKAD'ın da içinde bulunduğu Kadın-20 girişiminde, 2025'e kadar kadın ve erkeğin iş gücüne katılım farkını yüzde 25 indirme hedefi koyulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu küresel hedefe ulaşmak için çabalamak durumunda olduklarını kaydetti.

 

-“Kadın detaycılığının iş dünyamıza kalite getireceğine inanıyorum"

 

Emine Erdoğan Hanımefendi, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"İş kadınları olarak, kendi alanınızda +1 kadın istihdamı ile hem ekonomiye can suyu verir hem de kadınları güçlendirebilirsiniz. TİKAD bünyesinde böyle bir istihdam seferberliği başlatmak, inanıyorum ki, gücümüze güç katacaktır. Öte yandan her biriniz kendinizden bir tane daha yetiştirmek üzere, bir usta-çırak seferberliği başlatsanız, bu ne kadar büyük bir kazanım olur. Biliyorsunuz, geleneksel kültürümüzde birikim ve tecrübe bu yolla aktarılır, her ustanın dizinin dibinde, işin usulünü, ahlakını, adap ve inceliklerini öğrenen bir çırak bulunurdu. Çok kabiliyetli gençlerimiz var. Okullarımız onları teknik anlamda meslek sahibi yapıyor olabilir, staj mekanizmaları işliyor olabilir.  Ama işin ruhunu birebir, diz dize, göz göze öğretmek dünyaya katacağınız bir artı değer olacaktır kanaatindeyim. Kadın detaycılığının iş dünyamıza kalite, kadın şefkatinin dünyaya merhamet getireceğine yürekten inanıyorum.”

 

Erdoğan, çok özel bir coğrafyada, benzeri olmayan bir ülkede ve emsalsiz bir şehirde yaşadıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

 

"Şair'in dediği gibi, 'Ağladığım senin içindir/ Güldüğüm senin için/ Öpüp başıma koyduğum ekmek gibisin.' Ülkemiz, memleketimiz böylesine değerli, böylesine eşsizdir hepimizin nazarında. Ve en önemlisi vatandır. Bu vatanın kıymetini bilir, milli menfaatler çerçevesinde buluşabilirsek, inanıyorum ki geleceğimiz parlaktır. Bu gün dünyanın en ihtiyacı olan, bir arada yaşama becerisi, bizim ülkemizde asırlarca tecrübe edilmiştir. Bu beceriyi soframızda, iş yerimizde, sosyal organizasyonlarımızda sergileyerek toplumsal kutuplaşmayı tamamen ortadan kaldıracak adımlar atmalı, birliğin gücünü hissetmeliyiz.”

 

İftarda konuklarla sohbet eden Emine Erdoğan Hanımefendi, iş kadını Ayşe Cevahir Ersoy'un 2016'nın Aralık ayında Etiyopya'da bir yetimhaneden evlatlık edindiği Mehmet Cevahir Ersoy'un fotoğrafını cep telefonundan basına  gösterdi.

 

-"Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir”

 

Programa katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya ise konuşmasında, şunları dile getirdi:

 

"Bizler, 'Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir' buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz. Efendimizin, 'Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz.' hadisi, gerçek dayanışmanın, kardeşliğin ne kadar önemli olduğunu bizlere gösteren bir pusula. Biz de bu değerler ışığında sosyal dayanışmayı güçlendirerek hayatımıza yön vermeye, insanı yüceltmeye devam ediyoruz." 

 

Sosyal politikaların tespiti ve uygulanmasındaki en önemli çalışma prensiplerinden birinin bu anlayış olduğunu vurgulayan Bakan Kaya, bu inançla, nerede bir yoksul, nerede bir muhtaç varsa tüm imkanları seferber ederek, mağduriyetlerin önüne geçmek için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

 

Yürüttükleri bu çalışmalarda en önemli ortaklarının STK'lar olduğunu kaydeden Bakan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Sivil toplum kuruluşları olmadan toplumsal dayanışmayı güçlendirmek mümkün olmaz. Bu güzel iftar buluşmasını, bu yönde atılmış önemli adımlardan biri olarak görüyorum. Ekonomide, siyasette, eğitim ve kültürde olduğu gibi sosyal yardım ve hizmetlerde de kadın dayanışmasının neleri değiştirebileceğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bir toplumda kadın güçlü olursa, aile de güçlü olur. Toplumsal kalkınmanın, ekonomide sürdürülebilir büyümenin temelinde kadın vardır. Bir toplumun refah seviyesini, gelişmişlik düzeyini o toplumda kadının sosyal statüsüne bakarak, çok daha net bir şekilde görebiliriz. Türkiye olarak, son 15 yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve çok değerli eşleri saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendinin, kadın konusundaki büyük hassasiyetleriyle bu anlamda büyük bir değişimi gerçekleştirdik. Bu vesileyle, TİKAD çatısı altında, ülkemizin değişim sürecine katkı veren, demokrasimize, ekonomimize güç katan siz gayretli kadınlarımıza şükranlarımı sunuyorum.”

 

Bakan Kaya, iş kadınlarıyla birlikte bu değişim rüzgarını devam ettireceklerini ve Türkiye'yi 2023 hedeflerine taşıyacaklarını vurgulayarak, şöyle konuştu:

 

"Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek için, kadının iş gücüne katılımını artırmak, kadın girişimci sayımızı hak ettiği düzeye taşımak zorundayız. Tam bir dayanışma içerisinde, kadının iş gücüne katılımını yüzde 33'lerden yüzde 41 seviyesine yükseltmek en önemli hedefimiz. İnşallah bu hedefe sizlerle birlikte ulaşacağız. Bu hedefler için çalışırken, kadının kendi hakikatine uygun bir saygınlık kazanması için de çalışıyoruz. Bu anlamda birçok hukuki düzenlemeyi hayata geçirdik, kadınlarımıza çeşitli imkan ve ayrıcalıklar sunduk. Kadın iş yaşam uyumunu destekledik, sermayeye erişimini kolaylaştırdık. Çünkü kadın, hem aileyi hem de toplumu inşa eden bir ustadır. 2017 Mart ayı sonu itibariyle, 724 bin 515 ticari şirketin 205 bini kadınlar tarafından işletiliyor veya yönetiliyor. 251 bin 346 kadın esnafımızın ülke ekonomisine katkısı var. Oransal olarak yüzde 20'lerden, 23'lerden yüzde 33 seviyelerine geldik. Kadınlar, bankacılık sektöründe yüzde 51, milli eğitimde yüzde 54, üniversitelerde yüzde 44, sağlık sektöründe yüzde 58 gibi büyük bir orana ulaştı. Bu hepimiz için bir gurur vesilesidir.”

 

"15 Temmuz ruhuyla, kahraman şehitlerimizin bizlere miras bıraktığı bu aziz vatanı, geleceğin güçlü Türkiye'sini birlikte inşa etmeye devam edeceğiz" diyen Bakan Kaya, bu duygularla, ramazan ayının ülkeye, İslam dünyasına ve tüm insanlığa barış, huzur, istikrar ve refah getirmesini temenni ettiğini söyledi.

 

Programın sonunda Emine Erdoğan Hanımefendi, davetlilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.  

 

İftara Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, İstanbul Valisi Vasip Şahin'in eşi Şeyma Şahin, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan'ın eşi Müberra Çalışkan, iş kadınları Vuslat Doğan Sabancı, Demet Sabancı Çetindoğan, Fener Rum Patriği Bartholomeos, eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Ajda Pekkan, Mahsun Kırmızıgül'ün de aralarında bulunduğu iş, sanat, siyaset dünyasından çok sayıda davetli katıldı.

 

Sonraki Sayfa: Bakan Kaya, çocukların karne sevincini paylaştı

Önceki Sayfa : Bakan Kaya’nın Dünya Yetimler Günü Mesajı