''Bu Millet, 15 Temmuz'da Nene Hatunların, Seyit Onbaşıların torunları olduğunu bir kez daha herkese gösterdi''

İstanbul'da temaslarda bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, "Kadınlar Soruyor" programına katıldı.

Bakan Kaya, burada yaptığı konuşmada, bugüne kadar eğitim, istihdam başta olmak üzere kadınlara yönelik gerçekleştirilen çalışmalara, reformlara ilişkin bilgi verdi.

Bakan Kaya, Türkiye'nin içeride hızlı değişimini gerçekleştirirken, bölgesinde ve dünyada da olup bitenlere duyarsız kalmadığını vurgulayarak, "Dünyanın bir kısmı acılar içinde hayat mücadelesi verirken, sadece Suriye'de 1 milyon insan ölürken, peki Avrupa ne yaptı? En hafif ifadeyle Avrupa, Suriye krizinde sessizliğe büründü diyebiliriz. Sadece kendisi söz konusuysa ayağa kalkan, sadece kendinden olana hassas, sadece çıkarı varsa yardım eli uzatan bir Avrupa. Avrupa'nın duruşu bu" ifadelerini kullandı.

Yıllardır İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin maddeleriyle Türkiye'nin ensesinde boza pişirildiğini dile getiren Bakan Kaya, "Oturup kalkıp, 'Siz insan haklarını ihlal ettiniz, şunu eksik yaptınız, bunu kötü yaptınız' diye bizi suçladılar. Peki, siz ne yaptınız? Temel insan haklarını korumak için Avrupa ne yaptı? Yanı başımızda yaşanan mülteci krizinde Avrupa'nın duruşunu tüm dünya gördü. Fransa'daki, diğer ülkelerdeki mülteci kamplarının o içler acısı durumu dünyanın gözleri önünde. Çok sınırlı miktarda aldıkları mültecilerin, her türlü mal varlıklarına el koyuyorlar, mal varlığını bırakın, mültecilerin nişan yüzüklerine el koyarak ülkelerine aldılar. İddia edildiği gibi insan haklarına saygılı falan değiller" değerlendirmesinde bulundu.

-"Ne yaparlarsa yapsınlar, boş"

Bakan Kaya, milletin 15 Temmuz'da eli kanlı darbecilere karşı onurlu bir direniş ortaya koyduğunda, Avrupa'nın yine sessiz kaldığını, yaklaşık 1-1,5 ay nasıl tavır alacaklarını bilemediklerini aktararak, şunları kaydetti:

"Darbe tarafında duran kişi aranıyor' diye, bir Avrupa ülkesinin resmi devlet kanalının maillerini hepimiz gördük. Avrupa darbenin karşısında bir 'Geçmiş olsun' demekte bile kendini toparlayamadı. Mısır'da darbecilere sahip çıktılar, bugün FETÖ'ye, PKK'ya sahip çıktıkları gibi. Demokrasinin, hak ve özgürlüklerin yanında değil, ihanetin, zulmün yanında yer aldılar. Afganistan'da, Irak'ta, Myanmar'da, Müslümanlar katledilirken, insanlık katledilirken hep sessiz kaldılar. Gizli ajandalarla, kapalı kapılar arkasında iki yüzlü bir siyaset yürüttüler. Hani her türlü ırk ayrımcılığının önüne geçecektiniz, ne oldu? Hani savunuculuğunu yaptığınız kadın hakları? Bir kadın bakanı, Dünya Kadınlar Günü'nden tam 3 gün sonra silahlarla korkutmak istediler. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, boş. Bu millet, 15 Temmuz'da Nene Hatunların, Seyit Onbaşıların torunları olduğunu göstermiş bir millet. Biz yüreğimizdeki vatan ve iman aşkıyla, onların silahlarından da tehditlerinden de korkmayız elhamdülillah."

Bakan Kaya, 15 yıldır hızla büyüyen Türkiye'yi durdurmak isteyenlerin bugün yine ortada olduklarını dile getirerek, "Biliyorlar ki Türkiye güçlenirse, kendi güçsüzlükleri iyice ortaya çıkacak. Ezdikleri mazlum halklar, Türkiye'den aldıkları ilhamla bir dirilişin içine girecekler. Bunu daha önce de yaptılar, hem de defalarca. Hak ve adaleti tesis etme mücadelemizden korkan hain çevreler, Türkiye'yi kaosa sürükleyerek bizi durdurmak istediler. Biz yükselmenin kadınla başladığını bilen bir milletiz. Bunu bilenler de zamanında kadınlarımızın iş ve okuma hakları ellerinden alınan kardeşlerimizin çektiği acıları biliyor. Parlamenter sistem, sürekli istikrarsızlıklarla milli iradeyi etkisizleştirdi. Gezi olaylarıyla, 17-25 Aralık kumpasıyla ve son olarak da 15 Temmuz hain işgal girişimiyle mili iradeye ipotek koymak istediler. 15 Temmuz, bu saldırıların en açık ve cüretkar olanıydı" ifadelerini kullandı.


.


Sonraki Sayfa: ''Milletimiz 15 Temmuz’da darbeci hainlerin kirli oyunlarını bozdu''

Önceki Sayfa : ''Kadının aklından, hünerinden, zekasından mahrum kalan bir toplum, hiçbir alanda mesafe alamaz''