Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 2018 yılı bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, "Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinde 2013'ten itibaren 148 bin kadın, 38 bin çocuk ve 11 bin erkek olmak üzere 197 bin vatandaşımız hizmet almış durumda" dedi.

Bakan Kaya, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bütçesi üzerindeki görüşmelerde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) görevlilerinin hangi branşlardan alındığına ilişkin bir soru üzerine Bakan Kaya, ASDEP görevlilerinin sosyal hizmet, psikoloji, sosyoloji, çocuk gelişimi, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, aile ve tüketici bölümleri mezunlarından oluştuğunu belirtti.

Branş dağılımı yapılırken ASDEP'in hizmet bileşenlerinden danışmanlık, yönlendirme ve rehberlik fonksiyonlarını dikkate aldıklarına işaret eden Bakan Kaya, saha çalışmalarına başlamadan önce görevlilere hizmet içi eğitimler verildiğini aktardı.

Bakan Kaya, yeni alınacak Aile Sosyal Destek Programı personelinin, psikoloji, sosyoloji, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, çocuk gelişimi ve ev ekonomisi branşlarından olacağını bildirdi.

Ülke genelindeki Şiddet Önleme ve İzleme Merkezinin (ŞÖNİM) sayısının sorulması üzerine Bakan Kaya, Kasım 2017 itibarıyla 68 ilde hizmet veren ŞÖNİM'lerin 81 ilde yaygınlaştırılacağını ifade etti.

Bakan Kaya, "Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerinde 2013'ten itibaren 148 bin kadın, 38 bin çocuk ve 11 bin erkek olmak üzere 197 bin vatandaşımız hizmet almış durumda" dedi.

- Eylem planı 6 temel alandan oluşuyor

"Boşanmalar artıyor mu?" sorusuna Bakan Kaya, son 6 yıla ait TÜİK verilerinde Türkiye'de kaba boşanma hızının son yıllarda azalma eğiliminde olduğuna dikkati çekti.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonunun gelir ve giderlerinin sorulması üzerine Bakan Kaya, fonun 2016 yılı toplam gelirinin 5 milyar 597 milyon 420 bin lira, giderlerin ise 5 milyar 18 milyon 450 bin lira olduğunu aktardı.

Bakan Kaya, "Kadın konukevi kaç ilde var? Ne kadar bütçe ayrıldı?" sorusuna, "2002 yılında 8 kadın konukeviyle 170 kişilik bir kapasiteyle hizmet vermekteyken, Kasım 2017 itibarıyla Bakanlığımıza bağlı 102 kadın konukevinde 2 bin 667 kapasiteyle hizmet veriyoruz. Son 15 yılda kadın konukevi sayımızı ve yatak kapasitemizi artırdık. 2017 yılı kadın konukevlerimiz için ayrılan bütçe, 94 milyon 284 bin lira. 2018 yılı bütçe tasarısındaki rakamlar, 102 milyon 601 bin lira" yanıtını verdi.

Kadınların hak ve fırsatlardan imkanlara tam erişimlerinin sağlanması, ekonomik, sosyal, siyasal yaşama katılımlarının güçlendirilmesi kapsamında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca 2018-2023 yılları itibarıyla, "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı" uygulanacağını belirten Bakan Kaya, eylem planının eğitim, ekonomi, sağlık, karar mekanizmalarına katılım, medya ve göç olmak üzere 6 temel alandan oluştuğunu ifade etti.

- "Yardımlar vatandaşların kapısına kadar götürülüyor"

Bakan Kaya, Türkiye'de sosyal yardım artış trendinin azaldığı, yardımların insan onurunu zedeleyici şekilde yapıldığı yönündeki eleştiriye karşılık, şunları söyledi:

"OECD ortalamasında sosyal yardımların gayrisafi yurt içi hasılaya oranı, yüzde 2,5 seviyelerinden 2,23 seviyesine düşerken, Türkiye'de bu oran yıllar içinde sürekli artış göstermekte. 2002 yılında sadece binde 5 olan sosyal harcamalar 2015'te yüzde 1.37'ye, 2016'da yüzde 1.49'a çıkmış olup, 2017'de de yüzde 1.58'e yükseleceğini tahmin ediyoruz. OECD ülkelerinde bu oran azalış trendindeyken, ülkemizde son yıllarda sürekli arttığını ifade etmek istiyorum. Sosyal yardımların onur kırıcı şekilde verildiğine yönelik ithamları ise asla kabul etmemiz mümkün değil. Zira bizler sosyal yardımların sunumunda insanı merkeze alan bir yaklaşım sergiliyoruz. Biz yardım kuyrukları dönemini sona erdirdik."

Bütünleşik Sosyal Yardım Sistemiyle insan onuruna yakışır şekilde, hak temelli sosyal yardım anlayışını getirdiklerini anlatan Bakan Kaya, sosyal yardım ödemelerinin hak sahiplerinin PTT hesaplarına yatırıldığını aktardı.

Bakan Kaya, yardım programlarından faydalanan vatandaşlara 2 milyon adet sosyal yardım kartı adı altında "PTT kart" dağıtıldığını hatırlattı. Vatandaşların "PTT kart" ile ATM'lerden paralarını çekebildiğini, 700 bin kişiye SMS ile yardımların hesaba yattığı bilgisinin verildiğini vurgulayan Bakan Kaya, "Parasını çekmeye gidemeyecek durumda olan engelli ve yaşlı vatandaşlarımıza talep etmeleri halinde evlerinde, kapılarında teslim edilmekte. Yakacak yardımları vatandaşların kapısına kadar götürülmekte" diye konuştu.

- "Rasyonel bir yaklaşım değil"

Tokat'ta 2018 yılında devam eden yatırımlar arasında, Tokat Huzurevi, Tokat Sosyal Hizmet Merkezi ve İl Müdürlüğü Hizmet Binası, Tokat Turhal Çocuk Destek Merkezi, Tokat Çocuk Evleri Sitesi bulunduğunu belirten Bakan Kaya, Tokat Huzurevinin ihale sürecinin yaklaşık maliyet çalışmasıyla başladığının bilgisini verdi.

"Çok dilli hizmet veriyor musunuz?" sorusuna Bakan Kaya, yılda yaklaşık 5 milyon çağrı alan bir iletişim merkezinde Türkçe, Kürtçe, Arapça ve işaret diliyle hizmet verildiğini bildirdi.

"Vakıflara gönderilen periyodik payları neye göre ve ne kadar gönderiyorsunuz?" sorusuna karşılık Bakan Kaya, "Biz, bin sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfına, her ay 113 milyon tutarında periyodik pay adı altında ödenek gönderiyoruz" yanıtını verdi.

Bakan Kaya, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının cari harcamalarını ve süreli yardım faaliyetlerini bu kaynaklardan yaptıklarını belirterek, mevzuat gereği düzenli şekilde uygulanan sosyal yardım programları takviminin seçim takviminden tamamen bağımsız şekilde yürütüldüğünü vurguladı.

Evde bakım yardımlarının ayda bir, yaşlı ve engelli yardımlarının üç ayda bir, diğer düzenli yardımların iki ayda bir, yakacak yardımlarının da kış ayları başlamadan önce yapıldığı bilgisini paylaşan Bakan Kaya, "Yürütülen bu yardımlarla seçimler arasında bağ kurmak asla rasyonel bir yaklaşım değildir" dedi.

Bir milletvekilinin "Sosyal yardımlarda siyasi ayrımcılık yapılıyor" şeklindeki iddiasına, sosyal yardımların verilme esaslarının ilgili mevzuatta net bir şekilde belirlendiğine dikkati çeken Bakan Kaya, "Bütün sosyal yardımlarımızda kriterlerimiz objektif olarak belirlenmiştir. Bu kriterlere göre sosyal yardım almaya hak kazanıp da siyasi görüşüne göre engellenen, mağdur edilen tek bir vatandaşımız bile bulunmamaktadır. Mağduriyetin ve muhtaçlığın ideolojisi olmaz. Sosyal yardımların siyasi bakışla yapıldığı ithamını asla ve asla kabul etmiyoruz" ifadesini kullandı.

Bakan Kaya, eşi vefat etmiş kadınlara yönelik programda eşin vefat etmesi, sosyal güvencenin bulunmaması, muhtaç asker ailelerine yönelik yardımda askerlik hizmetinin yapılıyor olması, engelli aylıklarında kişinin engelli olması ve sosyal güvence kapsamında olmaması gibi somut, objektif yararlanma şartlarının bulunduğunu vurguladı.

Sosyal yardım başvurularının elektronik ortamda, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına yapıldığını, hak sahipliğinin bu şekilde belirlendiğini aktaran Bakan Kaya, ayrıca muhtaçlık durumunun objektif bir şekilde belirlenebilmesi için puanlama formülünün de geliştirildiğini bildirdi.

- "Şiddete müdahale etme süremiz kısaldı"

Bakan Kaya, "İstanbul Sözleşme'sini ilk imzalayan ülke olan Türkiye'nin kadına şiddetle mücadelede yetersiz kaldığı" eleştirileri ile bu konuda uygulamada neler yapıldığı sorusuna karşılık, "Öncelikle sadece bir Bakan olarak değil, bir kadın, anne olarak da kadına karşı şiddeti kınadığımı ve kadına karşı şiddeti bir insanlık suçu olarak değerlendirdiğimi ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede Türkiye'de en güçlü hukuki zemini oluşturan 6284 sayılı yasanın AK Parti hükümetleri döneminde çıktığına işaret eden Bakan Kaya, yasal mevzuatın yanı sıra şiddetin nedenlerini ortadan kaldırmak amacıyla "Şiddete karşı sıfır tolerans" ilkesi çerçevesinde çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

Bu kapsamda ulusal ve yerel izleme mekanizmalarının oluşturulduğunu, il il eylem planlarını hazırladıklarına değinen Bakan Kaya, şöyle devam etti:

"Hali hazırda 55 ilimizde yürürlükte olan eylem planlarını 2018 yılında 81 ilimize yaygınlaştıracağız. Ayrıca Bakanlığımız ve Adalet Bakanlığı işbirliğinde UYAP sistemi arasındaki veri entegrasyon çalışmalarını da neticelendirdik. Şiddet mağduruna ulaşma ve şiddete müdahale etme süremiz kısaldı. Benzer çalışmayı ilgili diğer kurumlarla da işbirliği içinde yapıyoruz. Böylece inşallah orta vadede şiddetle mücadele ve şiddete müdahalede çok daha etkin sonuçları hep birlikte göreceğimizi umuyorum. Şiddetle mücadelede geniş kapsamlı eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla toplumsal bilinci arttırmayı ve toplumsal zihniyet dönüşümünü de sağlamayı hedefliyoruz. Şiddetle mücadeleyi siyaset üstü olarak görerek tüm paydaşlarımızla birlikte el birliği içinde yapmamız gerektiğine inanıyorum."

Bakan Kaya, İstanbul Sözleşmesi'nin izleme mekanizmalarından biri olan Kadına Yönelik ve Aile İçi Şiddete Karşı Mücadelede Uzmanlar Grubu'nu (GREVİO) temsilen 6 kişilik heyetin 30 Ekim- 6 Kasım arasında Türkiye'ye ziyaret gerçekleştirdiği bildirdi. Bakan Kaya, ziyarette, kadına yönelik şiddetle mücadelede son 10 yılda üç eylem planının uygulanması, kadın konuk evlerinin hizmet sunumunda atılan olumlu adımlar ile elektronik destek sisteminin iyi birer uygulama olarak değerlendirildiğini aktardı.

- "Başka tedarikçiden kömür alımı yapılmamaktadır"

Bakan Kaya, bir milletvekilinin Bakanlıkça ihtiyaç sahiplerine yardım olarak dağıtılan kömürlerin menşeine yönelik sorusuna karşılık, 2003'ten itibaren uygulanan yakacak yardımı programında hak sahiplerinin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından belirlendiğini ve yakacağın temininin de ilgili mevzuat çerçevesinde, şeffaf bir şekilde Türkiye Kömür İşletmelerinden (TKİ) yürütüldüğünü belirtti.

Bakan Kaya, "TKİ'den ücret ödenmeksizin bağış yoluyla alınan kömür dışında herhangi bir başka tedarikçiden kömür alımı yapılmamaktadır" dedi.

- "Ayrım yapmamız asla söz konusu olamaz"

Bakan Kaya, "15 Temmuz Darbe Girişimi'nde şehit veya gazi olanlar ile diğer şehit gazileri arasında ayrım yapıldığı" iddiasına karşılık da "15 Temmuz şehit yakını ve gazilerimiz ile diğer şehit ve gazilerimiz arasında ayrım yapmamız asla ve asla söz konusu olamaz. Tüm terör olaylarında hayatını kaybeden sivil vatandaşlarımız, güvenlik görevlileri ve bunların dışındaki kamu görevlilerinin hakları ilgili kanunlar kapsamında değerlendirilmekte" ifadesini kullandı.

15 Temmuz'da şehit olan bir özel hareket polisi ile Nusaybin'de, Sur'da şehit olan aynı statüdeki polis arasında herhangi bir fark bulunmadığını belirten Bakan Kaya, 15 Temmuz'da şehit olan sivil vatandaşların er ve erbaş statüsünde değerlendirildiğini ve terörle mücadele kapsamında er ve erbaşlara verilen hakların sağlandığını aktardı. Bakan Kaya, sivil statüde olan şehit yakınlarının istihdamında da daha önce sigortalı çalışmış olma, eğitim durumu gibi faktörleri de dikkate aldıklarını bildirdi.
Bakan Kaya, bir milletvekilinin "Gazilere madalya verilmesinde para talep edildiği" iddiasına da 2933 sayılı kanun uyarınca verilen devlet övünç madalyasının ilgili Bakanın teklifi, Bakanlar Kurulunun onayı ve Cumhurbaşkanının tevcihi ile yurt içi ve yurt dışında başarı ve yararlı çalışmalarıyla gurur kaynağı teşkil ederek malül olan veya şehit yakınlarına verildiğini anlattı. Bakan Kaya, bu konuda herhangi bir para talebinin bulunmadığının altını çizdi. 

- Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kaynakları

Bakan Kaya, uyuşturucuyla mücadelede Aile Eğitim Programı üzerinden 64 bin kişiye ulaştıklarını, dört ildeki Sosyal Uyum Merkezlerinde ise tedavi olan madde bağımlılarının topluma entegrasyonunu sağlamaya yönelik çalışmaların yürütüldüğünü, 18 yaş altı uyuşturucu bağımlısı çocuklar için de 13 Çocuk Destek Merkezinde hizmet verdiklerini aktardı.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'nun kaynaklarının nerelere aktarıldığına ilişkin soruya karşılık Bakan Kaya, şunları söyledi:

"Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kaynakları sadece bu kanun kapsamında kurulan, başkanlığını vali ve kaymakamlarımızın yürüttüğü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına, ücretsiz kitap, öğle yemeği yardımları için Milli Eğitim Bakanlığına ve sosyal konut projesi kapsamında TOKİ'ye aktarılmakta. Söz konusu vakıflarımız ve bahsedilen kamu kurumları dışında herhangi bir vakfa, derneğe veya sivil toplum kuruluşuna tek kuruş kaynak aktarılmamıştır."

- "Kadını güçlendirmeyi hedefliyoruz"

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak "güçlü kadın, güçlü aile, güçlü toplum" sloganıyla hareket ettiklerini vurgulayan Bakan Kaya, kadın güçlü olduğunda ailenin de güçlü olduğunu gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Aile deyince hemen karı-koca ilişkisi üzerinden kadını evlenmiş olarak düşünüyorsunuz. Halbuki kendi anne-babasıyla ya da evladıyla yaşayan kadınlarımız var. Onları da aile kavramının içinde değerlendiriyoruz. Biz kadını güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnanıyoruz ki kadınlar güçlenirse aileler güçlenir. Çünkü ailenin de aslında taşıyıcısı kadınlarımız. Bu anlayışla kadınları, aileyi güçlendirip toplumu güçlendirmeyi hedefliyoruz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak ülkemin kadınlarının, kız çocuklarının yararına olmayan hiçbir şeyin altına imza atmayacağımdan tüm kadınlarımız ve çocuklarımız emin olabilirler. Erkekler de emin olabilirler. Burada çok kaygılı olduklarını görüyorum. Bu da ayrıca düşündürücü ve dikkate almamız gerektiğini düşünüyorum. Kaygılarınızı da dikkate alacağımızdan emin olmanızı istiyorum."

Görüşmelerin tamamlanmasının ardından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının 2018 yılı bütçesi komisyonda kabul edildi.


Sonraki Sayfa: "Sosyal yardımlara ayrılan mali kaynak 2002 yılında 1,4 milyar lira iken, 2016 itibarıyla bu miktar 32 milyar liraya yükseldi. Bu tutarın, 2017 yılı sonunda yaklaşık 38.3 milyar lira olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz"

Önceki Sayfa : "Böyle güzel yürekli bir evladımız, böyle bir şeyi yaşadığı için çok üzüldük. Bakanlık olarak her zaman kendisinin ve ailesinin yanındayız"